Varikosel, erkeklerde testisleri saran toplardamarların anormal şekilde genişlemesi sonucu oluşan yaygın bir hastalıktır. Yetişkin erkeklerin yaklaşık %15’inde görülür; infertilite (kısırlık) sorunu yaşayan erkeklerde bu oran %35-40’lara kadar çıkabilmektedir. Genellikle sol tarafta daha sık rastlanır, ancak her iki tarafta da görülebilir. Bazı hastalarda testislerde ağrı hissi veya küçülme gibi belirtilere yol açarken, birçok erkekte hiçbir şikayete neden olmadan sessizce varlığını sürdürebilir.
Varikosel Hastayı Nasıl Etkiler ?
Varikoselin testisleri nasıl etkilediği (patofizyolojisi) :Varikosel, testis içinde birkaç temel mekanizma yoluyla hasar oluşturur.
Genişleyen damarlardaki toplanan kan, skrotal ısı artışına neden olur. Testislerin normalden daha sıcak bir ortamda yer alması, sperm üretimini olumsuz etkiler. Ayrıca uzaklaştırılamayan kirli kan nedeniyle testis içi oksijen azlığı gelişir ve bu durum testis içerisinde hücre fonksiyon bozukluğuna neden olur.
Zamanla bu süreçler;
Sperm sayısında, hareketliliğinde ve morfolojisinde bozulmaya,
testis hacminde küçülmeye
Testosteron üretiminde azalmaya yol açabilir.
Ek olarak böbrek ve böbreküstü bezinden gelen zararlı atıkların testise geri akması dabu zararlı etkileri artırabilir. Kısacası varikosel, testisleri “ısısal, oksidatif ve hipoksik stres” altında bırakarak ilerleyici hasar yaratır.
Üroloji uzmanı tarafından varikosel tanısı konulması, otomatik olarak ameliyat yapılması gerektiği anlamına gelmez. Tedavi kararı son derece bireyseldir ve şu faktörler göz önünde bulundurularak verilmelidir:
Hastanın yaşı,
Varikoselin muayenede ve Doppler ultrasonografideki derecesi (Grade 1-3),
Testis boyutları ve hacmi,
Çocuk sahibi olma isteği ve mevcut infertilite durumu,
Testislerdeki ağrının şiddeti ve süresi,
Sperm analizi sonuçları (sperm sayısı, hareketliliği, morfolojisi),
Hormon seviyeleri (özellikle testosteron).
Varikosel ameliyatı (varikoselektomi) ne zaman önerilir?
Uluslararası üroloji ve üreme tıbbı kılavuzları (AUA/ASRM ve EAU), klinik varikosel (elle hissedilen) varlığında ve aşağıdaki durumlarda ameliyatı önermektedir:
Çiftin açıklanamayan infertilitesi varsa ve sperm parametrelerinde bozulma tespit edilmişse,
Testis hacminde anlamlı küçülme (atrofi) veya gelişim geriliği varsa,
Şiddetli ve günlük yaşam kalitesini bozan ağrı mevcutsa (başka nedenler dışlandıktan sonra),
Bazı vakalarda düşük testosteron seviyeleriyle birlikte klinik varikosel varsa.
Ameliyatın en önemli faydalarından biri, testis fonksiyonlarını koruması ve iyileştirmesidir. Yapılan çok sayıda bilimsel çalışma, varikoselektomi sonrası sperm konsantrasyonu, toplam sperm sayısı, hareketlilik ve normal morfoloji oranında anlamlı iyileşmeler olduğunu göstermektedir. Ayrıca, özellikle testosteron seviyesi düşük olan hastalarda ameliyat sonrası hormon düzeylerinde artış gözlenebilmekte, bu da cinsel fonksiyonlar ve genel enerji seviyesi üzerinde olumlu etki yaratabilmektedir. Ağrı şikayeti olan hastalarda da semptomlarda belirgin rahatlama sağlanabilmektedir.
Doğru değerlendirme şarttır Varikosel tanısı alan her hastada mutlaka kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Bu değerlendirme şunları içermelidir:
Detaylı fizik muayene,
Skrotal Doppler ultrasonografi (damar çapları ve reflü derecesinin belirlenmesi),
Sperm analizi (spermiyogram),
Testis hacim ölçümü,
Gerektiğinde kan hormon testleri (testosteron, FSH, LH vb.).
Bu testlerde herhangi bir bozukluk saptanırsa, testislerdeki oksidatif stres ve ısı artışı nedeniyle ilerleyebilecek hasarı önlemek amacıyla varikosel ameliyatı ciddi şekilde düşünülmelidir. Günümüzde mikrocerrahi varikoselektomi tekniği, en yüksek başarı oranına ve en düşük komplikasyon riskine sahip yöntem olarak kabul edilmektedir.
Ancak sperm analizi ve hormon testleri tamamen normal çıkan hastalarda karar daha tartışmalıdır. Bu grupta ileride oluşabilecek gizli testis hasarını önlemek adına ameliyatın potansiyel faydaları ile riskleri (varikosel nüksü, hidrosel oluşumu gibi nadir komplikasyonlar) mutlaka cerrah ile etraflıca konuşulmalıdır. Karar, hastanın yaşı, çocuk sahibi olma planı, varikoselin derecesi ve genel sağlık durumu dikkate alınarak ortak bir karar ile verilmelidir. Birçok erkek, varikoseli olduğu halde hiçbir sorun yaşamadan çocuk sahibi olabilmekte ve uzun yıllar sorunsuz takip edilebilmektedir.
Sonuç olarak, varikosel panik yaratması gereken bir hastalık değildir. Çoğu vakada düzenli takip ve yaşam tarzı önerileri (sigara bırakma, kilo kontrolü, aşırı sıcaktan kaçınma) yeterli olurken, uygun seçilmiş hastalarda ameliyat sperm kalitesini, hormon dengesini ve yaşam kalitesini anlamlı şekilde iyileştirebilir. Şüpheli bir durumunuz varsa, acele karar vermeden bir üroloji veya androloji uzmanına başvurmanızı ve bilimsel verilere dayalı, kişiselleştirilmiş bir değerlendirme yaptırmanızı öneririm.
Randevu için iletişime geçin
Şikâyetleriniz hakkında değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.